BaküTürkleri.com » Kullanıcının konuları-Kullanıcı: eu_honour

 
 
 
Konuları Sırala: Yayımlanma Tarinine Göre | Reytinge göre | Okunma Sayısına Göre | Yorum Sayısına Göre | Alfabeye Göre

İNANILMAZ ARABA

Yazar: eu_honour9-06-2007, 14:44, Gösterim: 537

0
İNANILMAZ ARABA

Kategori: ---

 

Nero İle 700 Mb'lık cd Ye 900 Mb Yazma

Yazar: eu_honour8-06-2007, 18:34, Gösterim: 482

0
Nero Burning Rom Ayarları
1) Nero ile 90 dakikalık bir CD'yi yazmak için bazı varsayılan ayarları değiştirmeniz gerekmektedir. Programı çalıştırdıktan sonra 'File' menüsü altında yer alan 'Preferences' kısmına girerek 'General' sekmesine gidin. Burada CD yazım penceresinde CD'ye yazılacak veri miktarını gösteren alt çizelge üzerinde yer alan sarı ve kırmızı limit çizgilerini Yellow Marker 99:00:00, Red Marker 120:00:00 olacak şekilde değiştirin.
2) 'Expert Features' sekmesine giderek, 'Enable Overburn' kutusunu işaretleyin. Bu sekmede yer alan 'Maximum CD Length' değerini 120:00:00 olarak değiştirin.
3) Yazılacak dosyaları seçtikten sonra 'Write CD' menüsünde öncelikle 'multisession' menüsü altındaki 'No Multisession' işaretleyin.
4) ISO sekmesi altında bulunan ISO Level 2, Mode 2, ISO 9660 ve Joilet seçeneklerinin işaretli olduğundan emin olun.
5) Ardından 'Burn' sekmesi altında yer alan 'Write' ve 'Finalize CD' kutucuklarını işaretledikten sonra, yazma hızı olarak yazıcınızın izin verdiği en düşük hızı seçin.
6) Ve son maddemiz. Son olarak yazım yöntemini 'Disc-At-Once' yaptıktan sonra, CD yazım işlemine başlayınız. Hazırladığınız 900 MB'lık CD'nin de her CD sürücüde okunamayacağı olasılığını göz önünde bulundurmayı unutmayın

Kategori: Program Arşivi

 

İnşaat Mühendislerine Yönelik

Yazar: eu_honour8-06-2007, 18:33, Gösterim: 431

0
İnşaat Mühendislerine Yönelik


İnşaat mühendislerine yönelik bilgisayar yazılımı ideCAD®
ile artık sorunlarınız çözüme kavuşuyor.
Betonarme yapı sistemlerinin statik ve dinamik analizi,
boyutlandırılması, projelendirilmesi, güçlendirilmesi ve detaylandırılmasında kullanılan komple entegre bir yazılım olan ideCAD®,
inşaat mühendisleriyle mimarların ayrılmaz bir bütün olduğu bilinciyle
interaktif Web ortamında ortak çalışma olanağı sağlıyor.
Gerçek duvar, pencere, kolon, kiriş ve temel gibi elemanlar ile
tasarım fırsatı sunan program,
sonuçların ve yapı modelinin grafik irdelenmesini sağlayan
eşzamanlı üç boyutlu arayüze de sahip

İNDİR

Kategori: Program Arşivi

 

SERİ KATİL ( İTİRAFLARI )

Yazar: eu_honour7-06-2007, 14:23, Gösterim: 1339

2
ALBERT FİSH
Hamilton Fish, Hannibal Lector, Albert Fish
Albert Fish Early 1900's

"Gerçek acının son aşaması olarak gördüğüm ölüm fikrini çok sevdim"
1870 Washington doğumlu seri katildir. Beş yaşındayken babası öldüğünde onu bir yetimhaneye yerleştirdiler. Burada geçirdiği çok sıkıntılı iki yıl onun psikolojisini bozdu. Yedi yaşına geldiğinde annesine teslim ettiler. Ancak korkunç baş ağrıları çekiyordu. Liseyi bitirdikten sonra ülkede yolculuk yapmaya ve ufak tefek işlerde çalışmaya başladı. Bu durum ona suç işlemek için mükemmel bir fırsat sunuyordu.
1910 yılında işkenceler eşliğinde ilk cinayetini işledi. Kendisine kurban olarak kolay hedef olan çocukları seçmişti. 1920 yılına kadar yolculuklarına devam etti ve izini kaybettirdi. Yolculuk yapmaya devam ederken arkasında birçok kurban bırakmış olabilir miydi? Kurbanlarına acı çektirirken aynı zamanda kendisine de işkenceler yapıyordu. Kasıklarına toplu iğneler batırıyordu. 1910 da başlayıp yakalanıncaya kadar cinayet işlemeye devam etti. 1932-1934 arasında kurbanlarına ve kendisine işkenceler ve yamyamlık yaparak işlediği 4 cinayet ona Brooklyn Vampiri ünvanını getirdi. Onun cinayet sayısı kesin bilinmemekle beraber en az 15 olmasından şüphe duyuldu.
Albert Fish e "Amerika’nın Öcüsü" adı verilmiştir ve bununda iyi bir nedeni vardır. Sevimli bir ihtiyar görünümü altına gizlenmiş bu korkunç yamyam tüm ebeveynlerin karabasanıydı: çocukları hoşlarına gidecek bir vaatle kandırarak ortadan kaldıran bir iblis.
Halkın ilgisinin Fish’e dönmesine neden olan suç, 1928 de Grace Budd adında 12 yaşındaki sevimli bir kız çocuğunun kaçırılıp öldürülmesiydi. Ebeveynleri ile arkadaşlık kurmasının ardından Fish, şeytanca bir yalan uydurdu. Yeğeninin doğum günü partisi olduğunu söyledi ve Grace in gitmek isteyip istemediğini sordu. Bir büyükbaba gibi görünen bu ihtiyar adamın bir canavar olduğunu bilmelerine hiç bir imkan olmayan Bay ve Bayan Budd daveti kabul ettiler.

En güzel kıyafetlerini giyen güven dolu küçük kız, Fish ile birlikte yola koyuldu. Fish, onu New York City’nin kuzey banliyölerinden birinde, yakınlarında hiçbir bina olmayan terk edilmiş bir eve götürdü. Burada onu boğdu, vücudunu parçalara ayırdı ve parçaların bir bölümünü kaldığı pansiyona getirdi. Burada kızın "etini" havucu, soğanı ve jambon dilimleriyle tam bir yamyam yahnisi şeklinde pişirdi. Bundan sonraki 9 günü odasından çıkmadan bu iğrenç yemeği yiyip devamlı mastürbasyon yaparak geçirdi.

Sonraki 6 yıl botunca Fish serbest dolaştı, ancak Grace Budd olayını kendi kişisel haçlı seferine dönüştüren William King ismindeki bir New York City dedektifi onu inatla arıyordu. Buna rağmen Fish kaçmayı başarabilirdi; tabii kendi içindeki şeytanlarla başa çıkabilseydi. 1934’te Bayan Budd’a bugüne dek yazılmış en hastalıklı mektuplardan biri olan bir mektup göndermeye kendini mecbur hisseti. Sonuçta King, Fish’i mektup kağıdındaki antetten bulup yakalayabildi.

Fish tutuklandığında yetkililer elerinde tasavvur edilemez sapkınlıkla bir suçlu olduğunu hemen anladılar; bu adam bütün ömrünü acı vererek -- hem kendisine hem de başkalarına -- geçirmiştir. Diğer bir çok seri katil gibi, Fish de bir din manyağıydı ve günahlarının cezası olarak kendisine çok tuhaf işkenceler yapmıştı -- deri kayışlarla ve her yerinden çiviler fırlamış sopalarla kendisini dövmek, kendi dışkısını yemek, kasıklarına dikiş iğneleri sokmak gibi. Yaraladığı ve öldürdüğü çocuklar onun kaçık zihninde Tanrı ya verilen kurbanlardı. Savunma makamı tarafından Fish i muayene etmesi için çağırılan New Yorklu ünlü psikiyatr Dr. Fraderic Wertham, ihtiyar adamın "bilinen her türlü cinsel sapkınlığa" sahip olmasının yanında, bugüne değin kimsenin duymadığı anormallikler taşıdığını belirtmiştir (acayip zevklerinin arasında idrar yoluna gül sapı sokmak da vardı). Hapishanede çekilen leğen bölgesi röntgeninde, mesanesinin etrafındaki alana sokulmuş 29 iğne bulunmuştu.

1935 teki duruşmasında jüri onun deli olduğuna karar vermiş olmasına rağmen yine de elektrikli sandalyede idam edilmesi gerektiğine inandı. İdam kararının açıklanmasından sonra, bu anormal ihtiyarın "Elektrikli sandalyede ölmek ne de büyük bir zevk olacak! Bu tadacağım en büyük zevk olacak -- şimdiye kadar tatmadığım tek zevk" dediği bildirilmiştir.

16 Ocak 1936 da 65 yaşındaki Fish elektrikli sandalyeye gitti -- Sing Sing de idam edilen en yaşlı insandı.

Hakkında Kitap:
Black House, Stephen King
Deranged, 1990, Harold Schechter
Hakkında Film:
Kuzuların Sessizliği, Filmdeki Hannibal Lektor tiplemesi ondan esinlenilerek yaratılmıştır.

ALBERT FİSH EN HASTA MEKTUP

Şüphesiz, bir seri katil tarafından yazılan en hasta mektup, yamyam çocuk katili Albert Fish’in 1928 yılındaki on iki yaşındaki kurbanı Grace Budd’ın annesine 8 yıl sonra 1934 ‘te yazdığı mektuptur. Büyük şanstır ki Bayan Budd okuma yazma bilmiyordu ve böylelikle bu rezil mektubu okuma dehşetinden kurtulabilmişti. Bu mektubun aslı bu gün sanatçı Joe Coleman’ın koleksiyonundadır.

Çok Sevgili Bayan Budd,

1894’te bir arkadaşım Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açılmıştı. San Francisko’dan Hong Kong’a gitmek üzere yola çıkmışlardı. Limana varınca iki arkadaşı ile karaya çıkmışlar ve çok içip sarhoş olmuşlar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrıldığını görmüşler. Bu sırada orada kıtlık hüküm sürmekteymiş. Etin kilosu 2-6 dolar arasındaymış. Çok fakir olanlar arasında açlık sıkıntısı o kadar büyükmüş ki diğerlerinin açlıktan ölmesini önlemek amacıyla 12 yaşından küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmaları için kasaplara satılıyorlarmış. Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kuşbaşı isteyebilirmişsiniz. Çıplak bir çocuk vücudunun bir kısmı önünüze getirilir ve istediğiniz parçaları kestirebilirmişsiniz. Bir kızın veya oğlanın kalça kısmı, en lezzetli bölümmüş ve dana kotlet olarak satılan en pahalı etmiş. John orada çok uzun kalmış ve insan etine karşı bir düşkünlüğü oluşmuş. New York’a dönünce biri 7 diğeri 11 yaşında iki oğlan çocuğu çalmış. Onları evine götürüp soymuş ve bir dolaba kapamış. Sonra tüm giysilerini yakmış. Her gün etlerinin iyi ve yumuşak olması için onlara işkence yapıp dövmüş. Önce 11 yaşındaki oğlanı öldürmüş, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymiş. Kafası, kemikleri ve bağırsaklarından başka vücudunun her bir parçasını pişirip yemiş. Fırında pişirmiş (tüm popsunu), haşlamış, kızartmış ve kuşbaşı yapmış. Küçük oğlana da aynı şeyleri yapmış. Ben o zamanlar 409 Doğu 100. Sokak’ta oturuyordum. Bana insan etinin çok lezzetli olduğunu o kadar sık söylemişti ki ben de tatmayı aklıma koydum. 3 Haziran 1928 Pazar günü sizin 406 Batı 15. Sokak’taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. Öğlen yemeğini birlikte yedik. Grace, kucağıma oturdu ve beni öptü. Onu yemeyi aklıma koydum. Onu bir partiye götüreceğimi söyledim. Siz de evet gidebilir dediniz. Onu Westchester’da daha önce gözüme kestirdiğim boş bir eve götürdüm. Oraya vardığımızda ona dışarıda beklemesini söyledim. Kır çiçekleri toplamaya başladı. Yukarı çıktım ve tüm giysilerimi çıkardım. Çıkarmasaydım üzerlerine kanın bulaşacağını biliyordum. Her şey hazır olunca, pencereden onu çağırdım. O odaya girinceye kadar bir dolapta saklandım. Beni çıplak görünce ağlamaya başladı ve merdivenlerden inmeye çalıştı. Onu yakaladım ve o da bana annesine şikayet edeceğini söyledi. Önce onu tamamen soydum. Nasıl da tekmeledi, ısırdı ve tırnakladı. Boğazını sıkarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. Pişirdim ve yedim. Fırında pişen küçük poposu öylesine yumuşak ve tatlıydı ki. Tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. Ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. Bir bakire olarak öldü

Kategori: ---

 

YAKIN GELECEK ( UCAN ARABALAR )

Yazar: eu_honour7-06-2007, 03:06, Gösterim: 1196

1
NASA ve havacılık endüstrisi giderek içinden çıkılmaz bir hal alan kent içi ulaşım sorununu çözebilmek için alternatif ulaşım araçları üzerinde çalışıyor. Ulaşımda gökyüzünden daha fazla yararlanmak gerektiğini düşünen mühendisler, bunu için yeni nesil 'gökyüzü arabaları' geliştirilmesi gerektiğine inanıyor.


BBC'nin haberine göre gelecekteki uçan araçlar havacılık devi Boeing'in geliştirdiği konsept gökyüzü otomobiline benzeyecek. Uçan araç geliştirme konusundaki önceki çalışmalarda önemli bir başarı elde edilememişti. Yeni nesil araçların da 25 yıldan önce gökyüzündeki yerini alması beklenmiyor.

İdeal Aracı Yapmak Zor

Bu tür araçlar pahalı olmasını yanı sıra uçağı kullanmak için pilot eğitimi de gerektiriyor. Uçan arabalar ayrıca ciddi tasarım sorunlarını da beraberinde getiriyor.

NASA'ya bağlı Langley Araştırma Merkezi'nden Mark Moore, "Tüm özellikleri bir araya getirmeye çalıştığınızda dünyanın en kötü aracı ortaya çıkıyor: Çok ağır, yavaş, pahalı ve kullanımı zor" diyerek uçan araba tasarımında karşılarına çıkan zorlukları özetledi.

Uçan arabaları bekleyen sorunlar bunlarla da kalmıyor. Boeing göküyüzünde denetimin nasıl sağlanacağı ve binlerce uçan aracın oluşturacağı olası bir trafik sorununun nasıl aşılacağını da düşünüyor. Bu konuda daha önce gündeme gelen öneriler arasında yapay zeka sistemi kurulması da vardı.
Trafiğe uçan araba 'çözümü'

Yeni Nesil Küçük Uçaklar

NASA'nın bir başka önerisi ise bugün kullanılan küçük uçakların yerine alternatif uçan araçlar geliştirilmesi. Gürültülü, yüksek maliyetli olan bu uçaklar ayrıca uzun süren eğitimler ve yüksek işletme giderleri gerektiriyor. Ancak NASA beş yıl içerisinde yerel havaalanları arasında uçabilecek, 100 bin dolardan daha ucuz, bir motosiklet kadar sessiz ve bir araba kadar rahat kullanılabilen küçük uçak üretilmesini sağlayacak teknolojiyi geliştirmeyi umuyor.

Yeni nesil küçük uçakların, yollarda sürmek için uygun olmasa da, daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap edeceği düşünülüyor. Otomatik uçuş sistemleri sayesinde pilotun yükü de fazlasıyla hafifletilecek. Bunun için başta Small Aircraft Transportation System (Sats- küçük uçak ulaşım sistemi) olmak üzere alternatif uçuş sistemleri üzerinde duruluyor.

Kategori: ---

 

ÜNLÜLERİN GERÇEK ÖLMÜŞ HALLLERİ

Yazar: eu_honour6-06-2007, 00:06, Gösterim: 503

3
ADOLF HİTTLER
ÜNLÜLERİN GERÇEK ÖLMÜŞ HALLLERİ


Che Guevara, avrättad 1967
ÜNLÜLERİN GERÇEK ÖLMÜŞ HALLLERİ


Malcolm X, skjuten 1965
ÜNLÜLERİN GERÇEK ÖLMÜŞ HALLLERİ


Marilyn Monroe, överdos 1962
ÜNLÜLERİN GERÇEK ÖLMÜŞ HALLLERİ


John F Kennedy, skjuten 1963

ÜNLÜLERİN GERÇEK ÖLMÜŞ HALLLERİ

ÜNLÜLERİN GERÇEK ÖLMÜŞ HALLLERİ

ÜNLÜLERİN GERÇEK ÖLMÜŞ HALLLERİ


Mao Tse Tung, död 1976
ÜNLÜLERİN GERÇEK ÖLMÜŞ HALLLERİ



Kategori: ---

 

İŞTE EN ÇOK ARANAN ŞEHİR ÇORUM

Yazar: eu_honour5-06-2007, 23:56, Gösterim: 573

12
İŞTE EN ÇOK ARANAN ŞEHİR ÇORUM

İŞTE EN ÇOK ARANAN ŞEHİR ÇORUM

İŞTE EN ÇOK ARANAN ŞEHİR ÇORUM




Saygın ÇORUM lu kardeslerimizin anısını tazelemek için yaptıgım bir çalışma olup hiçbir sekilde vede hiçbir karsılık beklemeden yapıyorum

bugun 5 vakit namaz kıldıktan sonra duygularım geregi bu calısmayı yapmayı on gordum ne demisler arife tarif gerekmez ben yeni rsimlere baslayayım şimdi

İŞTE EN ÇOK ARANAN ŞEHİR ÇORUM
İŞTE EN ÇOK ARANAN ŞEHİR ÇORUM

İŞTE EN ÇOK ARANAN ŞEHİR ÇORUM

İŞTE EN ÇOK ARANAN ŞEHİR ÇORUM

Kategori: Geyik » Memleketim