0


AKASYA DÜŞLERİ

Önce sevmeyi öğrettiler tenden uzak, gönle yakın. sonra ellerimi kelepçeledi her gelip geçen gönül çelen. her şarkıya riyakâr notalar dizdiler ve astılar ömrümü çığırtkan bir sehpada. sallandı düşüm, ardından lerzeye tutulmuş ışıkta düştüm kabir denen kuyuya. ben seni şarkılarla sevmiştim, her nota gül olurdu solmayan baharlara. seni sırılsıklam, kırkikindi yağmurları kadar duru, bengisu kadar eşsiz, sabır çiçekleri gibi hoş kokulu sevmiştim. şimdi sildim adını şarkılardan. bir notalık yokmuş değerim. bekledim çok bekledim daha beklerdim de lâkin sevdanın senin dilinde bir engerek gibi raksettiğini gördüm. sen zehirdin, zehredendin…

Bir uçurum kenarında benim duygularım
ama tam çizgide
Atlamak mı aklımdan geçen yoksa orada durup
tadına varmak mı
masalları gibi
Sevmekle sevmemek arası bir şey yani
durduğum çizgi

.
İşte bu sensin uçurum çiçeği seni koklamak yürek işi.
Kaldırıp da atamadığım, alıp da
koyamadığım yasak gözlüm.
Bir kaldırım taşı benim duygularım
üstüne ayak basılan,
Her gecenin ısısız karanlığında bile
basıldığını sanan,
eriyen sevdam,
Her gün değişen her gün başka
duyguyla yıkanan

tellerle çevrili.
Kaldırıp da atamadığım, alıp da koyamadığım
haram gözlüm.
Bir orman gibi benim duygularım, her tarafı
birbirine benzeyen,
Kaybolmak mı aklımdan geçen yoksa çıkıp
gitmek mi içinden
küçük bir çocuk,
Her köşesinden güneşin görünmesini
bekleyen,

Kaldırıp da atamadığım, alıp da
koyamadığım zehir gözlüm
Bir yıldız sanki benim duygularım, aşk
masallarına konu olan
Çok uzakta olması mı beni üzen yoksa zıplayıp da
dokunamam mı
ya da yalnızlığın yeri
Bak bu benim yıldızım, uzaktan
seyrettiğim hasretim

İşte bu sensin yıldız çiçeğim, her gece parlayan
Kaldırıp da atamadığım, alıp da
koyamadığım uzak gözlüm
Bir aşk masalı benim duygularım,
Biri gönülden bakar sevdasına öteki aya, dağa,
taşa diye başlayan
günümü yansıtan
Bazen bitmesini istediğim, bitince
üzüleceğim sevdam
arasında saklanan
Kaldırım da atamadığım, alıp da koyamadığım
masal gözlüm




