0
Bayramdan sonra yaşadığım bu anıyı başbakanımızın ABD ziyareti üzerine hatırladım.
Bölücü kürtler taze fidanlarımızı kırarken, başkanımız ahkam kesmişti: bunları bushla konuşacağım!
Ve ABD’ye gitmeden evvel tek sorumlu ses tarafından, MHP genel başkanı tarafından uyarıldı:
Gitme! Güvenlik sorununu ele ihalet etme!
Başbakan bu, söz dinler mi, gitti. Şimdi görüşmenin kimi detaylarını, sonuçlarını izliyor görüyoruz; daha da göreceğiz
.
Bizim ihtiyar yola çıkmıştı, başbakan da tezkereyi meclisten geçirerek bir yola çıktı.
Bizim ihtiyarın üstünde para vardı, başbakanın üstünde daha ağırı var: Bir memleketin bütün sorumluluğu!
Amerikanın başbakan için bir yabancı olduğunu söylemeye gerek yok.
Şu ihtiyar kadar ol be adam! Alma sana yolda verileni… içme o gazozu! İçine ilaç kattılar onun. Bu kaçıncı? Artık bundan zevk almaya başladığını düşüneceğiz.
Daha önce yolda verilenleri aldın, içine ilaç katılmış nevaleleri yedin, gazozları içtin, başına neler geldiğini gördün. Askerin başına çuval geçirmeden evvel hangi yolculukda yine hangi yabancının verdiği şeyi yemiştin sayın başbakan?
Oyunları hep aynıdır, ikram eder görünürler, içine ilacı katarlar, seni uyuturlar. Sen uyurken de amaçlarına ulaşırlar.
Bu kadar uyku seviyorsan yoğurt ye ama alma amerikalının verdiğini… anla artık içinde ilaç var!
A. Afşin EFKARLIOĞLU



