2
Pencerenin önüne konmuş, bütün cesaretini
toplamış, röfleli tüylerini kabartmış, güzel
durduğuna ikna olduktan sonra, küçük sevimli
gagasıyla cama vurmuş. Tık.....
Tık......Tık.. ..
Adam cama bakmış.Ama içeride
kendi işleriyle uğraşıyormuş.. Meşgulmüş!
Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir
kırlangıç!
Heyecanlı kırlangıç,
telaşını bastırmaya çalışarak, deriiin bir
nefes almış şirin gagasını açmış, sözcükler
dökülmeye başlamış. Hey adam!Ben seni
seviyorum. Nedenini niçinini sorma. Uzun
zamandır seni izliyorum.Bugü n cesaret
buldum konuşmaya.Lütfen pencereyi aç ve beni
içeri al.Birlikte yaşayalım.
Adam birden parlamış: Yok
daha neler? Durduk yerde sen de nerden
çıktın şimdi? Olmaz, alamam,demiş. Gerekçesi
de pek sersemceymiş:
Sen bir kuşsun! Hiç kuş,
insana aşık olur mu?
Kırlangıç mahçup
olmuş.Başını önüne eğmiş.Ama pes etmemiş,
bir süre sonra tekrar pencereye
gelmiş,gülümseyerek bir kez daha şansını
denemiş: Adam, adam!Hadi aç artık şu
pencereni.Al beni içeri! Ben sana dost
olurum.Hiç canını sıkmam!
Adam kararlı, adam ısrarlı:
Yok ,yok ben seni içeri alamam demiş.Biraz
da kaba mıymış, neymiş lafı kısa kesmiş.İşim
gücüm var, git başımdan. Aradan bir zaman
geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine
gelmiş: Bak soğuklar da başladı, üşüyorum
dışarıda. Aç şu pencereyi al beni
içeri.Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda
kalırım.Çünkü ben ancak sıcakta
yaşarım.Pişman olmazsın, seni eğlendirirm..
Birlikte yemek yeriz, bak
hem de sen de yalnızsın' yanlızlığını
paylaşırım, demiş. BAZILARI GERÇEKLERİ
DUYMAYI SEVMEZMİŞ! Adam bu yalnızlık
meselesine içerlemiş.Pek bir sinirlenmiş:
Ben yalnızlığımdan memnunum,demiş . Kuştan
onu rahat bırakmasını istemiş.Düpedüz
kovmuş.
Kırlangıç , son denemesinden
de başarısızlıkla çıkınca,başını önüne
eğmiş, çekip gitmiş. Yine aradan zaman
geçmiş.Adam, önce düşünmüş, sonra kendi
kendine itiraf etmiş:Hay benim akılsız
başım; demiş.Ne kadar aptallık ettim!
Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir
dostluk fırsatını teptim. Niye onun
teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös
kös oturacağıma , keyifli vakit geçirirdik
birlikte.
Pişman olmuş olmasına ama iş
işten geçmiş.Yine de kendi kendini
rahatlatmayı ihmal etmemiş: Sıcaklar
başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine
gelir.Ben de onu içeri alır, mutlu bir hayat
sürerim.
Ve çok uzunca bir süre,
sıcakların gelmesini beklemiş.Gözü
yollardaymış. Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar
gelmiş. Ama...... Onunki hiç görünmemiş.
Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş
ama boşuna. Kırlangıç yokmuş! Gelen başka
kırlangıçlara sormuş ama gören
olmamış.Sonunda danışmak ve bilgi almak için
bir bilge kişiye gitmiş.Olanları anlatmış.
Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş
ki:
'KIRLANGIÇLARIN ÖMRÜ 6
AYDIR....'
HAYATTA BAZI FIRSATLAR
VARDIR, SADECE BİR KEZ ELİNİZE GEÇER VE
DEĞERLENDİRMEZSENİ Z UÇUP GİDER!
HAYATTA BAZI İNSANLAR
VARDIR, SADECE BİR KEZ KARŞINIZA
ÇIKAR;DEĞERİNİ BİLMEZSENİZ KAÇIP GİDERLER!
VE ASLA GERİ DÖNMEZLER!
Dikkatli olun....!!!!
Farkında olun.....!!!!!!!!!! Ve bir düşünün
bakalım; Acaba siz bugüne kadar
pencerenizden kaç kırlangıç
kovaladınız?.....
CAN YÜCEL



