0
Önce, İngiliz hatun başlamış anlatmaya.
- Benim eşim öyle romantiktir ki, her sabah eline bir gül alır. O gülü tüm vücudumda gezdirerek beni uyandırır.
Amerikalı atlamış hemen,
-Aaaaa benim eşim de çok romantiktir. Sabahları, ayakucumuzdaki pencereyi açar. Hafif rüzgar eşliğinde, ayaklarımdan başlayıp, tüm vücudumda elini gezdirerek beni uyandırır ve mutlaka başucuma bir çiçek bırakmış olur.
Fransız gülümsemiş kendinden emin,
- Bunlar ne ki ! Benim eşim her sabah ayaklarımdan başlayıp, tüm vücudumu ve en son da dudaklarımı öperek uyandırır. Ben her sabah, mutluluğun doruklarında uyanırım.
Sıra Türk hatununa gelince, o şaşkın şaşkın diğerlerine bakmış;
-Ben öyle or*sp*l*klardan anlamam. Çişim gelir, uyanırım ...



