BaküTürkleri.com » Genel » SiiR » Keşke Hiç Büyümeseydim...

 
 
 

Keşke Hiç Büyümeseydim...

Yazar: KarolinaKardelen 9-04-2008, 21:25, Gösterim: 296

4

Keşke hiç uyanmasaydım beni uyutan masallardan.. Ne zaman bitti o yollar, o ormanlar? Peki ya ne zaman yoruldu Aladdin lambasını ovmaktan? Ne zaman vazgeçti yakışıklı prens yüz yıl uyuyan güzeli uyandırmaktan?

Daha uyanmamalıydım oysa.. Büyüdüm mü küstüm mü bir şeylere ne; inanmaz oldum o masallara. Oysa ne güzeldi küllerinden yeniden doğan Anka kuşu.. Dinlerken hep kızdığım kırmızı başlıklı kız. Şimdilerde nasıl da özlüyorum hepsini. Nasıl da özlüyorum masallara inanışımı.. O zamanlar köprüler geçmemiş, aldatmamış, aldatılmamış, bedeller ödememiş, ayrılık hasret kokan mektupları okumamıştım daha.

Bir zamanlar koşup oynarken düştüğümde dizlerimi kanatıyordu hayat, şimdi ise kalbimi!Yine muzurluk yapsam diyorum.. Işığı hızlıca açıp kapatsam, kimse benimle ilgilenmediğinde avazım çıktığı kadar bağırsam, eve gelen misafirlere zorla oyuncaklarımı göstersem, gizlice annemin odasına girip tüm çekmecelerini olanca hızımla boşaltsam, ...
Kimse görmeden balkona girip tüm saksıların topraklarını boşaltsam; boşaltsam da kimse kızmasa.. "uykudan önce"yi izleyip, sonrada çizgi filmleri düşünüp uyusam.. Keşke hiç büyümeseydim diyorum, keşke hiç büyümeseydim. Keşke hayatın ne kadar zor olduğunu bilmeseydim. Keşke en sevdiğim oyuncağım olsaydı da ona her şeyi anlatsaydım! Bir bir, teker teker.. Keşke gökyüzünde bembeyaz en beyaz bulutta yaşasaydım, seyretseydim burayı ama asla gelmeseydim yanınıza!

Yıldızları kaydırıp dilek tutsaydım her biri ile. Karanlık olduğunda en parlak yıldızı yanıma alsaydım, ışık olsaydı sevdiğimi görebilmem için bana. Yağmur yağdığında istediğim bulutu gönderebilseydim sevdiklerimin yanına korusun diye. Yada sevmediklerime şimşekler çaktırabilseydim. Keşke kırmızı başlıklı kıza hala sinirleniyor olsaydım. Yada hala şirine'nin topuklu ayakkabılarına özeniyor olsaydım...

Keşke kalbim bu kadar kırılmasaydı da ben olgunlaşmasaydım. O zaman göremezdi gözlerim etrafta dönen bunca oyunları. O zaman hissetmezdi kalbim ihanetleri, sadakatsizlikleri, .. Bu aldanışlar da olmazdı o zaman, bu aldırışlar da! Yaşam adına açılmış savaşlar da olmazdı! Bu kazanma hırsı da!
Tertemiz bir dostluktan çaldık biz sevmeyi, nerden bilelim aşkın bize çarpacağını. Avuçlarımıza battı kırıkları, akan kanlara öylece bakakaldık. Bilseydik aşkın üzerimizde kırılacağını açarmıydık semaya ellerimizi. Dua ederken başka başka sevdalara ansızın birbirimizde vurulup kaldık.
Günlerce, gecelerce gözyaşları biriktirdik satır aralarında. Yasak dediler; köşemize çekilip ağlamayı seçtik, savaşmak yerine. Oysa bir yerde bir umut vardı, bilemedik. Biz korkular biriktirdik dudaklarımızın buluştuğu noktada. Cesaret diye bir şey vardı ama biz kaçmayı seçtik direnmek yerine.

Gizli sevişmeler yapıştırdık gecenin anlına. Gölgemizi orda unuttuğumuzu bilemedik. Kimse görmeyecekti ya öpüştüğümüzü; izimiz kalmış, meğer herkes gördü biz göremedik.
Bir kıyamettir koptu aşkımızın adına. Biz kaçmayı seçtik inadına sevişmek yerine. Adı dilden dile dolaşırken sevdanın, damgasını çamurdan vurdular aşka. Biz yine susmayı denedik yersiz utançlarla...
Başımızı eğdikçe boynumuza vurdular azrailin keskin bıçağını. Aklımız ortalık yerde kalsın diye savaşıp durdular sevdayla. Onlar karıştırdıkça sevdayı biz sustuk. Yapacak şey kalmayınca binbir zehir katıp bize aş ettiler aşkın acısını. Biz yine itirazsız yuttuk.
Hep “bir gün” ler ekledik kavuşma hayallerimize. Öyle ya günlerin soyumu tükenir ki vuslat hayallere çiçek olsun. Oysa takvimlerde tükenmezse günler ömürde tükenirmiş, bilemedik.

Biz birbirimize "seviyorum" derken gözlerimiz sevişiyordu dur duraksız. Bana uçsuz bucaksız okyanus maviliği, sana gecenin gizemli karanlığı düşüyordu yaşanacak. Birimizden biri yumsa ölüm kapıda diyordu sevda bize. Biz gecelerce uykusuz kalmayı seçtik, güneşi aramak yerine!
Güneş doğmadıkça günümüze, birbirimizi güneş ilan ettik kendi şehrimizde. Küçük oyunlar oynamayı seviyorduk biz sevda üzerine. Kumdan kaleler yaptık sevgimize, çelikten zırhlar yerine. Oysa dalgalar kumu çökertirdi biliyorduk. Varsın sonu ayrılık olsun deyip biz dağılana kadar beraberiz diye yemin verdik.

Bir gün kum tanecikleri gibi dağılacaktık biliyorduk ama biz uzun zamanlar hayal ettik. Rüzgarın çıkmasına dalgaların şahlanmasına çok var zannettik. Oysa onları bile göremedi küçük yüreklerimiz. Biz kendi kendimizi yok ettik. Korkularımız yendi bizim sevdamızı daha ufacık meltemde kendimizi salıverdik.

Biz ne zamana ne zulmete ne de zalime yenildik. Biz bir çocuk yüreğindeki saflığı sevdaya taşımayı bildiğimiz halde, o cocuk kadar cesarete sahip olmayı bilemedik. Biz sevdamızı alıp omuzlarımıza yollara düşmeyi, sadece kendimiz olmayı bilemedik. Oysa biz başbaşa kaldığımız gecelerde hayallerle neleri bilmiştik. Biz bir "güçlü olmayı" bilemedik, bir de "korkusuzca sevişmeyi" ...

Kategori: Genel » SiiR

Sitemizden daha iyi yararlanabilmek için,
lütfen üye olunuz.
<
  • Konuları: 0
  • Yorumları: 0
9 Nisan 2008 21:34

seboist__

Alıntı Yap
  • Üye Tipi: Ziyaretçi
  • Kayıt Tarihi: --
 
harika bir yazı. .paylaşım için teşekkür. .

<
  • Konuları: 0
  • Yorumları: 0
9 Nisan 2008 21:47

KarolinaKardelen

Alıntı Yap
  • Üye Tipi: Ziyaretçi
  • Kayıt Tarihi: --
 
tşk ederim request

<
  • Konuları: 40
  • Yorumları: 260
30 Nisan 2008 21:17

seda

Alıntı Yap
  • Üye Tipi: Normal Firma
  • Kayıt Tarihi: 16.12.2007
 
evet keske buyumeseydım kucuk dertlerınde kucuk oluyo buyumeyı hıc sevmedim ben au

--------------------

<
  • Konuları: 0
  • Yorumları: 0
30 Nisan 2008 21:26

KarolinaKardelen

Alıntı Yap
  • Üye Tipi: Ziyaretçi
  • Kayıt Tarihi: --
 
bende hiç sevmedim büyümeyi sedacım ama işte...
büyümek değilde beni üzen büyürken vazgeçtiklerim...
daha doğrusu vazgeçmek zorunda kaldıklarım...


Yorum Ekle

isminiz:*
E-Mail:*
Yorum:
Bütün Gerekli Alanlari Doldurun: *