BaküTürkleri.com » Dünyadan Haberler » Ermeni iddalari Buyuk Bir Yalan!!!

 
 
 

Ermeni iddalari Buyuk Bir Yalan!!!

Yazar: NaZiF 17-03-2008, 23:35, Gösterim: 354

2

Bu nedenle Ermeni sorununun, ideolojik bir olaydan çok bilimsel bir analiz yapılarak ele alınması gerektiğine işaret eden McCarthy, tarihçinin önce kanıt araması, sonra karar vermesi gerektiğini, oysa ideologların önce karar verdiğini, daha sonra kanıt aradığını anlattı.

McCarthy, bu noktada gerçeğin öğrenilmesi için Osmanlı kayıtlarına bakılması gerektiğine de işaret ederek, bu kayıtların çoğunun devlete aktarılmaya çalışılan gizli iç raporlar olduğunu bildirdi.

-''SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMININ TEMELİ: YALAN, CEHALET''-

O dönemde orada bulunan Fransız, İngiliz diplomatların, Türklerin suçlu olmadığını bildiği halde gerçeği hiçbir zaman açıklamadıklarını dile getiren McCarthy, ''Gerçeği görüp de söylemeyen kişi gerçek düşmanıdır. Hiç kimse o dönem bir soykırımdan söz edemez. Gerçek şu ki o tarihlerde orada Ermenilerden çok daha fazla sayıda Müslüman ölmüştür. Yalanlar, sahtekarlıklar, cehalet ve ön yargılar. Bütün bunlar, bizim sözde Ermeni soykırımı dediğimiz şeyin temelini oluşturuyor'' şeklinde konuştu.

Konuyla ilgili o dönem yazılan haberlerin tarafsızlık ve doğruluğuna ilişkin örnekler veren McCarthy, İstanbul'da Associated Press (AP) için çalışan bir gazetecinin yazdığı bir hikayeyi anımsatarak, şunları kaydetti:

''Bir Türk, Ermeni'ye saldırmış. Ermenin adı Kasımpaşa'ymış. Hiç Kasımpaşa isimli bir Ermeni düşünebiliyor musunuz? Aslında Kasımpaşa'nın bir yer olduğunun bile bilincinde değilmiş bu gazeteci. Ama 'Paşa' kelimesi onun kafasını karıştırmış. Kelimenin bir unvan olduğunu bilmediği için Ermeni bir Paşa ailesinden söz etmeye başlamış birden bire. Yani Paşa unvanını taşıyan herkes akraba ona göre. Amca, dayı, kardeş.

Aynı adamın başka bir haberi de 'Türkler Suriye'ye asker gönderiyor, Suriye'ye saldırıyor'. Bu da garip değil mi? Çünkü o zaman Suriye, Osmanlı hükümranlığı altında. Üstelik Suriye'deki bütün Budistleri öldürmek için gidiyormuş bu askerler. Artık size bırakıyorum yorumu. Bu adamın söylediğine inanılır mı? Hayır tabii ki.''


-''ÇÖZÜM UZUN VADELİ''-

Daha sonra katılımcıların sorularını yanıtlayan McCarthy, bundan sonra Türklerin nasıl bir yol izlemesi gerektiğine ilişkin soruya, şöyle cevap verdi:

''Dost acı söyler, ama Türkler birden bire bir konuyla ilgileniyorlar, hemen coşuyorlar, ondan sonra pat diye duruyorlar. Yani bu kısa vadeli bir sorun değil. Ermeniler, 70-80 yıldır bu konuyu işliyorlar. Hiçbir şeyi 1-2 hafta içinde değiştiremezsiniz. Burada bir şey yapacaksanız, bunun faydasını çocuklarınız ve torunlarınız görecektir. Bunu kabul edin, çünkü gerçek ortaya çıktığında, dünya gerçeği öğrendiğinde hepimiz toprağın altına girmiş olacağız. Bunu doğru olduğu için yapmalısınız, ama çok uzun sürecek bir yola başlıyorsunuz.

Benim size önerim; olabildiğince çok çalışın, ama Türklerin en iyi yaptığı şeylerden biri de zenginleşmektir zaten. Ne kadar çok sayıda Türk iş yapar, para kazanır ve bu iş için ne kadar çok harcarsa, o kadar çok hız alırsınız bu konuda.''


McCarthy, Türkiye'de çok sayıda kitap yazıldığına, ancak bu kitapların hiçbirinin başka bir dile çevrilmediğine dikkati çekerek, ''Örneğin, Genelkurmay Başkanlığının 1. Dünya Savaşı tarihi kitabı inanılmaz değerli bir kitap, ancak sadece Türkçesi var. Sadece Türkçe okuyacak kişilerin bunu okuması yeterli olmayacaktır. Bir şeyler yapacaksanız, Türkçe yazılmış kitapları başka dillerde de yayınlayın. Bu konuda Amerika, İngiltere ya da başka yerlerde Türklerin kitaplarının yayınlanmasını sağlamak da çok önemli olacaktır'' şeklinde konuştu.

12 Mart 2008, Kaynak: Zaman

***************************
ERMENİSTAN'LA 'ŞAHİN BARIŞI' UMUDU
12 Mart 2008, Kaynak: Aksiyon

Ermenistan’da 19 Şubat’ta yapılan devlet başkanlığı seçimi sonrası ülke karıştı. Oyların yüzde 53’ünü alan ‘şahin’ kanattan Serj Sarkisyan’ın zaferini ‘hileli’ bulan eski Cumhurbaşkanı Levon Ter Petrosyan taraftarları sokağa döküldü. Dokuz gün süren eylemlerde biri polis en az 8 kişi hayatını yitirdi, 72’si güvenlik görevlisi yaklaşık 150 kişi yaralandı. 200 aracın yakıldığı başkent Erivan sokakları savaş alanına döndü; ülkede olağanüstü hâl ilan edildi. Geçen hafta ise Karabağ-Azerbaycan sınırından çatışma haberleri geldi. Çok sayıda Azeri ve Ermeni askerin öldüğü çatışmalarla ilgili olarak Sarkisyan yönetimine yöneltilen suçlamalar dikkat çekiciydi. Seçim sonrası ülke çalkalanırken, dikkatlerin içeriden dışarıya çevrilmek istendiği ileri sürüldü.

Seçimi ılımlı Petrosyan kazanamasa da, kendisine destek veren selefi Robert Koçaryan gibi Dağlık Karabağ doğumlu olan Sarkisyan döneminde Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerin yumuşayabileceğine yönelik beklentiler devam ediyor. Türkiye’nin, ilişkilerin gelişmesi için kendine düşen ve atılabilecek tüm adımları attığını düşünen Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Kafkasya Uzmanı Hasan Kanbolat, yeni adımların Ermenistan’dan gelmesi gerektiğini belirtiyor.

Ermenistan’ın diyalog kapılarını Türkiye’ye kapadığını aktaran Kanbolat, ancak yeni liderin barışa daha yakın olabileceğini söylüyor: “Bir atasözü var, ‘barışı şahinler yapar’ diye. Sarkisyan şahin kanattan olduğu için hem Karabağ hem Türkiye üzerinde yumuşak kanatlardan daha çok barışa yatkın olabilir diye düşünüyorum. Çünkü böyle bir şahin kanat radikal kararlar verirse hainlikle suçlanamaz. Barışa daha yakınlar.”

Ermenistan halkının siyasi sıkıntılardan bunaldığını da vurguluyor Kanbolat: “Bölgeden soyutlanmış bir şekilde yaşıyorlar ve giderek bu durum kalıcı hâle geliyor. Ermenistan aydınlarında nihai çözüm arzusu var. Dünya ile barışık bir Ermenistan arzusu var. Bu kesimin sesini önümüzdeki dönemde daha fazla duyacağız.”

Seçimi kaybeden ılımlı lider Levon Ter Petrosyan da “barışı şahinler yapar” tezini dile getirmeye başladı. Ülkedeki son gelişmeleri, göz hapsinde Washington Post için kaleme aldığı makalede değerlendiren Petrosyan, “seçimde yaşanan usulsüzlüklere” Batı’nın sessiz kalmasının sebeplerinden birini şöyle açıklıyor: “(Sebeplerden) ikincisi ve belki de daha önemlisi, sıkça dile getirilen şu iddia: Dağlık Karabağ ihtilafını sadece bizzat Dağlık Karabağlı olan ve ülke içinde sertlik yanlısı olarak görülen liderler (Koçaryan ve Sarkisyan gibi) çözebilir.” Petrosyan, yazısında uluslararası gözlemcileri de işlerini yerine getirmemekle suçluyordu.

Ancak gözlemciler suçlamaları kabul etmiyor. Bu gözlemcilerden biri de AK Parti İstanbul Milletvekili Mesude Nursuna Memecan. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (AKPM) seçimlerin “özgür ve adil” olup olmadığını izlemek üzere Erivan’a gönderdiği 26 gözlemcinin arasında yer alan Memecan, Ermeniler tarafından gayet sıcak ve samimi karşılandığını ifade ediyor.

MEMECAN: BİZİMLE GÖRÜŞMEYEN TEK ADAY PETROSYAN

Meydanlardan Sarkisyan’ın seçimlere daha iyi hazırlandığının hissedildiğini belirten Memecan, gözlemcilerin davete icabet etmeyen Petrosyan hariç tüm adaylarla tek tek görüştüklerini söylüyor: “Yöneltilen suçlamaları Sarkisyan’a direkt sorma imkânı bulduk. Bize açıklamalarda bulundu. Maalesef Petrosyan gelmedi bu toplantılara. Şimdi de gözlemcilerin işi yapmadığını belirtmiş. Kendisi görüşmeye gelmedi.”

Seçimde hem Sarkisyan için oy kullananlarla hem de protestocularla görüşmüş Memecan. “Türk olduğumu söylediğimde Ermeniler şaşırdılar; ama yine de sıcak davrandılar. Onlarla konuşma imkânı da buldum. Hiçbir tepki görmedim.” diyor. Ermenistan’ın seçimleri izlemesi için davet ettiği AKPM gözlemcileri de değerlendirme raporu hazırlamışlar.

Raporda seçimin eksikleri belirtilmiş. Fakat sonuçları değiştirecek bir usulsüzlüğün yaşanmadığı not edilmiş. Hatta önceki seçimlere göre bu seçimde ilerlemeler kaydedildiği vurgulanmış. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlem misyonu da, seçimin uluslararası taahhütlere uygun olduğunu bildirdi. Ermenistan Merkez Seçim Komisyonu ise sonuçları etkileyecek herhangi bir usulsüzlüğün vuku bulmadığını duyurdu.

Ermenistan’da yaşanan sıkıntılı süreç bölge ülkeleri tarafından da dikkatle izleniyor. Türkiye mevcut gerilim ve çatışmaların son bulmasından yana. Kesin sonuçların ilanının ardından Sarkisyan’a tebrik mesajı gönderen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de ilişkileri normalleştirme çağrısında bulundu. Ankara’nın her zaman Ermenistan’a zeytin dalı uzattığını ifade eden Memecan, ilişkilerin düzelmesinin Ermenistan için daha fazla önem arz ettiğini belirtiyor.

1954’te Yukarı Karabağ’da doğan Sarkisyan, Erivan Devlet Üniversitesi mezunu. 1989’da ayrılıkçı Dağlık Karabağ bölgesi silahlı kuvvetlerinin başına geçen Sarkisyan, bu görevini 1993’e kadar yürütmüştü. 1999’da milletvekili olarak Parlamento’ya girdi. Savunma Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Sekreterliği yaptı. 2000’den 2007’ye kadar Savunma Bakanlığı görevini yürüttü. 2007’de dönemin başbakanı Andranik Margaryan geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirince parlamento kararı ile Koçaryan tarafından başbakanlığa atandı. Koçaryan’a ve Ermeni diasporasına yakınlığı ile biliniyor.

Kategori: Dünyadan Haberler

Sitemizden daha iyi yararlanabilmek için,
lütfen üye olunuz.
<
  • Konuları: 0
  • Yorumları: 143
25 Aralık 2008 20:41

siyanka

Alıntı Yap
  • Üye Tipi: Normal Firma
  • Kayıt Tarihi: 9.12.2008
 
lenet olsun ermenilere. nifret edirem onlara. bu seirde ermeni cucelerine. essek girdi hamama, basladi soyunmaga, iya iya soyuqdu ermeniler toyuqdu.

<
  • Konuları: 0
  • Yorumları: 0
9 Mart 2011 15:34

talatpasa.1915

Alıntı Yap
  • Üye Tipi: Ziyaretçi
  • Kayıt Tarihi: --
 

Soykırım yalan onlar türkiyede yer değiştirdiler kürt türk alevi sünni çerkez vs..yaşayıp devletin her yerinde görev alarak kardeş kavgası çıkartıp  bölünmeyi hızlandırmak için her şeyi yaptılar

artık biliniyorsunuz gizli ermeniler soy kırım neymiş şimdi görürsünüz

asala bitirildi yalanları uyduranlarda sırasını beklesinler



Soykırım yalan onlar türkiyede yer değiştirdiler kürt türk alevi sünni çerkez vs..yaşayıp devletin her yerinde görev alarak kardeş kavgası çıkartıp  bölünmeyi hızlandırmak için her şeyi yaptılar

artık biliniyorsunuz gizli ermeniler soy kırım neymiş şimdi görürsünüz

asala bitirildi yalanları uyduranlarda sırasını beklesinler

sivas çorum maraş olayları gizli ermenilerin ve onların efendilerinin işdir

sanatçı oldular müzisyen iş adamı polis asker vs vs.. oldular memleketi birbirine düşürdüler

komşumuz ve arkadaşlarımızın kim olduğuna ve devletle bağlantısı olup olmadığına bakalım.sonrada bunları yok edelim nasılsa türk gözüküyolar



Yorum Ekle

isminiz:*
E-Mail:*
Yorum:
Bütün Gerekli Alanlari Doldurun: *