0
Şuuraltına bir takım istek ve emirlerin iletilebilmesi için süjenin yani üstünde çalışma yaptığınız kişinin, derin bir gevşeme haline geçirilmesidir. Az önce ele aldığımız kendi kendine telkin çalışmalarının da temeli.aslında hipnoza dayanır. Nitekim Parapsikoloji'de kendi kendine telkin uygulamasına oto-hipnoz adı verilir.
Bir zamanlar hipnozu uygulayıp, pek başarılı olamadığı için vazgeçen Sigmund Freud'un "psiko - analiz" metodu 1980'li yılların başından itibaren; başta ABD, Kanada, Avrupa'nın birçok ülkelerinde özellikle de İngiltere'de yerini geniş bir şekilde "ipno - analîz"e terk etmiştir.
"İpno - analiz" yöntemi, kişideki ruhsal problemin ve sorunun kökenini ortaya kolayalıkla çıkartması bakımından çok faydalıdır. Bu yöntemin uygulanışında, yaşamın hatta geçmiş yaşamların gerilerine doğru gidilerek gerçek sorunu bulup çıkartmak ve ona göre telkinler verilmesi mucizevi bir iyileşme meydana getirir. Başka hiç bir metot bu kadar etkili değildir.
Modern dünyanın pisikologları artık günümüzde hipnozun getirdiği olanaklardan alabildiğince yararlanmaktadırlar. Ancak ne yazık ki, yurdumuzdaki bazı tutucu ve gerici psikiyatristler hala eski modası geçmiş yöntemleri ısrarla uygulamaya devam etmektedirler.
Son derece geniş bir kullanım alanı olan hipnoz, bilinçli ellerde özellikle psikiyatride de önemli bir fonksiyon görmektedir. Tabii yurdumuzda değil daha çok yurtdışında...
İpnozla hedeflenen şey, telkin edilebilirlik oranının artırılmasıdır. Bunun da en kolay yolu, kişiyi derin bir gevşeme haline sokmaktan geçer. Gevşeme hali aşamalı bir süreçtir. En basit bir gevşemeden daha derin gevşemeye ve son olarak da transa kadar uzanan bir skala izler. Gevşeme halinin derinliği hipnozdaki başarının da oranını belirler



