11
Şebnem Ferah 12 Nisan 1972'de Yalova'da dünyaya geldi.
Evin en küçük çocuğuydu iki ablası vardı (Aycan,Canan). Ailesi ona tiyatrocu ya da şarkıcı olacak gözüyle bakıyordu. Zaman zaman oyunlar yapıp herkesi güldürür ya da eline tarak alır o zamanların en meşhur şarkısı olan “oh ya” yı söylerdi. Ailenin neşe kaynağıydı..
İlk Adım&İlk Enstrüman
Ailesinden gelen müzik tutkusu Şebnem için büyük bir avantajdı.. Ailesi, ona küçük yaştan itibaren ilgili olduğu müzik konusunda yol gösteriyordu.. Şebnem’in kemana olan ilgisi ise gözlerden kaçmıyordu.Ama günün şartlarından dolayı uygun bir keman hocası bulamadıkları için babası, Şebnem’e keyboard aldı.. Şebnem gelecekte hayatına yön verecek kendi müziğini yapacağı uzun soluklu merdivenin ilk basamağına küçük ama en önemli adımı atmıştı... Şebnem gününün büyük kısmını duyduğu melodileri çalışmakla geçiriyordu.. Mandolin çalması onu ilerde gitar çalmaya kadar götürecekti.

İlkokul döneminde başarılı bir öğrenciydi.. Bunun yanı sıra müzik ile ilgili faaliyetlere katılıyordu.. Okuldan döndükten sonra önlüğünü çıkarmadan ya bisikletini zorlukla merdivenlerden indirir bisiklete biner ya da arkadaşlarıyla oyunlar oynardı.. İlkokul yılları bitmiş kolej sınavlarında başarılı olup Bursa Kolejini kazanmıştı ama artık yatılı eğitim veren yeni okulunda tek başına kalması gerekiyordu.. Çok sevdiği ailesinden ayrı kalacaktı..
Kolej yıllarının Şebnem için iyi başlandığı söylenemezdi.. Ailesinden uzak çok disiplinli geçiyordu okul yaşantısı.. Müzik konusunda aktiviteler yok denecek kadar azdı.. Şebnem sadece dersleriyle ilgilenebiliyordu.. Bu zor günlerinde bugüne kadar hobi olarak uğraştığı müziğe sıkıca sarıldı.. Derslerden arta kalan zamanlarında kasetçalarında sevdiği müzikleri dinliyordu.. Müzik, O’nun vazgeçilmez bir dostuydu artık..
Şebnem lise yıllarında okulun müzik grubunda solistlik yapıyordu.. Gitara merak sarmıştı.. Gitar çalmayı çok istiyordu.. Lise 1. sınıfta bir akrabasına bisikletini verip yerine gitar aldı.. Artık çok istediği enstrümanı elindeydi.. Hemen gitar dersleri almaya başladı.. Okuldan izinli olduğu günlerde akustik gitar dersi alıyordu.. Hafta sonlarında ise Yalova ‘da gün boyunca gitarı ve küçük keyboarduyla odasına kapanıp Scorpions’un “Still Loving You” gibi balatları çalmaya çalışıyordu.. Heart grubu idolüydü. Rockçı bayanlardan kurulu Heart grubu belki de Volvox’u kurmasındaki ilham kaynağıydı. Deep Purple’ın “Soldier Of Nature” adlı şarkısı da ona ilham veriyordu.
İkinci yılında arkadaşlarıyla birlikte ilk grupları Pegasus’u kurmuşlardı.. Bursa’da bir stüdyo kiralayıp kiralık enstrümanlarla çalışıyorlardı ilk olarak..
İlk Bayan Rock Grubu Volvox…
1987 yılında Bursa ‘da düzenlenen Rock Festivalinde sahne aldılar.. Şebnem için unutulmaz bir histi bu.. Kendini büyülenmiş gibi hissediyor sahnede olmanın verdiği mutluluk ona doğru yolda olduğunu gösteriyordu.. Bir zaman sonra grup dağıldı.. Şebnem kendi arkadaşlarıyla birlikte bir grup kurmayı istiyordu ve Türkiye ‘de bayanlardan oluşan ilk Rock grubu kurulmuş oldu. Volvox.. Şebnem zamanının büyük bölümünü grupla birlikte çalışarak geçiriyordu.. Ama bu okul hayatındaki başarılı gidişin düşüşü anlamına geliyordu.. Okul idaresi Şebnem’in müziği bırakması gerektiğini ailesine bildirmişti ama ailesi O’na güveniyordu, başarılı olacağına inanıyorlardı.. Şebnem kendine duyulan güveni boşa çıkarmamak için derslerine zaman ayırıyor yaklaşan üniversite sınavında başarılı olup ailesini sevindirmek istiyordu..

1987 yılında Bursa ‘da düzenlenen Rock Festivalinde sahne aldılar.. Şebnem için unutulmaz bir histi bu.. Kendini büyülenmiş gibi hissediyor sahnede olmanın verdiği mutluluk ona doğru yolda olduğunu gösteriyordu.. Bir zaman sonra grup dağıldı.. Şebnem kendi arkadaşlarıyla birlikte bir grup kurmayı istiyordu ve Türkiye ‘de bayanlardan oluşan ilk Rock grubu kurulmuş oldu. Volvox.. Şebnem zamanının büyük bölümünü grupla birlikte çalışarak geçiriyordu.. Ama bu okul hayatındaki başarılı gidişin düşüşü anlamına geliyordu.. Okul idaresi Şebnem’in müziği bırakması gerektiğini ailesine bildirmişti ama ailesi O’na güveniyordu, başarılı olacağına inanıyorlardı.. Şebnem kendine duyulan güveni boşa çıkarmamak için derslerine zaman ayırıyor yaklaşan üniversite sınavında başarılı olup ailesini sevindirmek istiyordu..
Şebnem ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ - EKONOMİ BÖLÜMÜNÜ kazanmıştı.. Matematiğe olan ilgisinden dolayı bu bölümü seçmişti.. Müzikle uğraşırken garanti meslek olduğu için okumayı düşünüyordu.. Ama bir sorun vardı Volvox’ tan arkadaşları İstanbul’ daydı.. Bu duruma çok üzülüyordu, tek sevindiği nokta ise Ankara gibi büyük ve kendi müziğini geliştireceği bir ortamda olmaktı.. Bu mutlulukta ablasının yanında olmasının da payı vardı.. ODTÜ’de ilk yılında çok başarılıydı.. Bunun yanı sıra müziğini geliştirecek zaman da buluyordu.. Ama bir süre sonra kendini yalnız hissetmeye başladı.. Volvox ‘ ın diğer üyeleri bir aradaydı ama Şebnem onlardan ayrıydı.. Bu düşünceler keyfini kaçırıyordu.. Bu zor günlerin ardından artık kararını vermişti: Müzikle uğraşacaktı.. İstanbul’a gidip grubuyla müzik yapmayı istiyordu.. Şebnem için zor olansa bu kararı ailesine söylemekti.. Çünkü bugüne kadar kendisini her konuda destekleyen ailesini üzmek istemiyordu..

Şebnem en kısa zamanda ailesiyle “İstanbul’a yerleşip arkadaşlarıyla birlikte müzik yapmak istediğini ama bunun yanı sıra üniversite eğitimi alacağını” konuşmuştu.. Anne -Babası Şebnem’e her zaman olduğu gibi bu kararında da destek oldular ve kızlarının sevdiği işi yapmasını istediklerini, sadece böyle mutlu olabileceğini belirtiler.. Şebnem çok kısa sürede İstanbul’a yerleşti.. Volvox ’ tan arkadaşlarıyla birlikte ev tuttular ve çeşitli Rock Barlarında çalmaya başladılar.. Bu arada Şebnem İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne geçiş yaptı.. Şebnem artık kendi ayakları üstünde duruyor ve müzikle ilgilenebiliyordu.. Volvox grubu ile çok yoğun tempoda çalıyorlardı.. Volvox artık kendine özgü bir tarz oluşturmuştu, kemik bir kitleye sahiptiler.. Şebnem grubun hem vokali hem de gitaristiydi.. Bunun yanı sıra söz yazıyor beste yapıyordu.. Şebnem bu yoğun tempoda yorulsa bile mutluydu.. Volvox artık kendi ayakları üstünde duruyordu.. Genellikle Şebnem’in yazdığı İngilizce şarkıları söylüyorlardı.. Arada sırada ünlü Rock parçalarını seslendiriyorlardı.. Bir zaman sonra Volvox yıpranmaya başladı.. Gruptan bazı üyelerin ayrılması ve tüm yükün Şebnem’in sırtında olması onu yıpratıyordu ve 1994 yılında grup dağıldı.Şebnem grup dağıldıktan sonra yine çalışmalarına devam etti,konserler de yer aldı..
Şebnem grubun dağılmasına çok üzülmüştü ama artık kendi başına müzik yaşantısına devam edecekti.TRT de düzenlenen Kokteyl programında yayınlanan İngilizce demoyu izleyen Sezen Aksu Şebnem’in performansını çok beğenmişti.. Şebnem kısa zamanda Sezen Aksu ve Onno Tunç’un yardımlarıyla solo albüm yapmaya başladı.. O dönemin en iyi ve ünlü Rocker’ları; İskender Paydaş (davul) Demir Demirkan (“Pentagram” - elektrik gitar) Tarkan Gözübüyük’ le (“Pentagram” - bas gitar) çalışmalara başladı.. Albüm çıkana kadar Sezen Aksu, Tarkan, Sertab Erener, Levent Yüksel, Özlem Tekin, Umay Umay gibi dönemin ünlü yıldızlarına geri vokal yaptı.
Çığır Açan Albüm “Kadın” Piyasada..
15 kasım 1996 tarihinde ayında KADIN isimli ilk albüm piyasaya çıktı.. Çıkış parçası “Vazgeçtim Dünyadan” olarak belirlendi.. Albüm kısa zamanda geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Şebnem Ferah ilk konserini Ege Üniversitesinde vermişti. Şebnem verdiği konserlerle kendisinden çok fazla söz ettirdi..

Bu albümdeki Vazgeçtim Dünyadan, Yağmurlar, Bu Aşk Fazla Sana, Fırtına adlı şarkılara klip çekti. O yıllarda “A1” üzerine kurulu albümler yapılıyordu genelde. Yani bir şarkı hit oluyor, sadece bu şarkıya klip çekiliyor, bu şarkı albümün birinci sırasına koyuluyor, albümdeki diğer şarkılar hit olan şarkının gölgesinde kalıyordu. İnsanlar tek şarkı için albüm alıyorlardı. Fakat Şebnem Ferah’ın “Kadın” albümü bir çığır açtı. Albümdeki bütün şarkılar güzeldi. O albümdeki bütün şarkılar klasik haline geldi. İşte bu yüzden “Kadın” albümü hala müzik kriterleri tarafından bir başyapıt olarak görülmektedir. Albüm çıkalı yıllar olmasına rağmen hala konserlerde, radyolarda bu albümdeki şarkılara talep olması da halkın da favorisi olduğuna kanıttır. Arabesk müziğin, fantezi popun ve “one hit wonder”ların prim yaptığı bir ülkede rock müziği underground olmaktan çıkarmayı başarmıştı Şebo… “Kadın” albümünden sonra plak şirketleri yıllardır kapılarını kapadıkları rock sanatçılarının ve gruplarının peşinden koşar olmuştu. Fakat 90’lı yıllardaki rock patlamasını Şebo ilk albümüyle başarmıştı. Müzikseverlerin artık daha seçici olmasında Şebo’nun payı büyük olmuştur.

Artık hayatını müzikle kazanıyordu, sevdiği işi yapıyordu ve yaptığı müziğin beğenilmesi onu mutlu ediyordu.. Zaman kaybetmeden sözler yazıp yeni albüm çalışmalarına başladı.. Bu arada bir çok ünlü kişiye vokal yapıyordu.. Şebo da albümü çıktıktan sonra bile sanatçı arkadaşlarına geri vokalle destek vermeye devam edecekti. Çünkü Yonca Evcimik, Teoman, Kargo, Ajda Pekkan, Müzeyyen Senar, Polad Bülbüloğlu, Kenan Doğulu, Mor ve Ötesi, Demir Demirkan, Kutsal, Cenk Eroğlu gibi pek çok star geri vokallerde ya da düetlerde Şebnem Ferah’ın sesini tercih edeceklerdi. Birçok pop ve rock şarkıcısı’na müzikteki favorileri sorulduğunda ilk verdikleri cevaplardan biri de Şebnem Ferah olacaktı. Hatta Zucchero adındaki ünlü İtalyan şarkıcı bile Türkiye’ye uğradığında Şebnem Ferah’ın albümlerini satın alacağını söyleyecekti .Şebnem dinleyicilerin kendinden neler beklediğini hissedebiliyordu.Şebnem Ferah ünlü kişilere yaptığı vokallerin yanı sıra bir cok film ve reklam müziklerini seslendirmişti.Bunlardan “Küçük Deniz Kızı”(Little Mermaid )adlı çizgi film için de “O Dünyada” adlı şarkıyı söylemişti. Şebnem dinleyicilerin kendinden neler beklediğini hissedebiliyordu.Şebnem Ferah albüm hazırlıkları sırasında Pepsinin jinglini da seslendirmişti.Bununla kalmayıp bir çok ili kapsayan Turneye çıkmıştı.Şebnem röportajlarında sevdiği tarz müziği yapıp bunu dinleyicilerine sunmak ve onlarla büyümek istediğini dile getiriyordu..
Üvey Albüm Piyasada “Artık Kısa Cümleler Kuruyorum”
Şebnem Ferah 30 haziran 1999 yılında ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM adlı 2. albümünü piyayasa sürdü.. Yine ilk albümde olduğu gibi İskender Paydaş, Demir Demirkan, Tarkan Gözübüyük’le çalışmıştı.. Şebnem bu albümde daha sade bir anlatım seçmişti fakat müzikteki sertlik her şekilde hissediliyordu.. Şebnem, duygularını daha net bir şekilde dinleyicilerle paylaşıyor röportajlarında ise yapmak istediği müziği açık yüreklilikle dile getiriyordu.. Artık Kısa Cümleler Kuruyorum albümünde ilk klip Şebnem Ferah için özel bir yere sahip olan BUGÜN şarkısına çekildi.. Şebnem’ in albümle ilgili farklı planları vardı ama Ağustos ayında meydana gelen 17 Ağustos Marmara Depreminde babası Ali Ferah”ı kaybetmesi tüm planlarını alt üst etti. Üstelik kısa süre önce gerçekleşen ablasının ölümünün şokunu henüz üzerinden atamadan. Deli kızın bir daha uyanamayacağını henüz yeni yeni idrak ederken babasını ve Yalova’daki başka yakınlarını kaybetmesi onun üzerine kaya gibi çarptı.. Bu üzücü olay sonrasında albüm boşa gitmesin diye albümün isim parçası olan Artık Kısa Cümleler Kuruyorum adlı parçasına klip çekti..Bazı konserler dışında uzun süre müzik piyasasında yoktu. Uzun süre müzik piyasasında yoktu.. Hiçbir şekilde konser verme fırsatı olmadı.. Hayranlarının en sevdikleri şarkılar bu albümde mevcutken, bu albümdeki şarkılara büyük talep varken konserlerinde bu albüme ağırlık vermemesi belki de albümün çıktığı yıl olan 1999 yılında yaşadığı kötü olaylardan kaynaklanıyordu. Ocak 2000’de Karma stüdyosunda Murat Bulut ve Demir Demirkan ile birlikte kaydettiği “Değirmenler” adlı Bülent Ortaçgil cover’ı da “Bülent Ortaçgil İçin Söylenmiş Bülent Ortaçgil Şarkıları” adlı tribute albümünde yer almıştı. Ortaçgil albümde onca sanatçı varken favori cover’ının Şebnem Ferah’ın yeniden hayat verdiği “Değirmenler” olduğunu gizlememişti.
Farklılıklarda dolu albüm “Perdeler”

Şebnem 2.5 yıl sonra dinleyicilerin karsısına çok büyük farklılıkla çıktı.. PERDELER isimli albümü 3 Ekim 2001 yılında piyasaya sürüldü.. Şebnem önceki albümlerinin aksine grubunu değiştirmişti.. Volvox’ tan arkadaşı Buket Doran (bas gitar) ve uzun zamandır arkadaşı olan Metin Türkcan (gitar), Aykan İlkan (davul), Ozan Tügen’ le (klavye) birlikte grup havasında bir albüm yapmışlardı.. Perdeler albümünün farklılıkları bunlarla kalmamıştı, Şebnem albümün prodüktörlüğünü üstlenmişti.. Türkiye’de ilk defa bir şarkıcının klipleri VCD olarak “Perdeler” albümü ile basılmıştı. Şebo’nun o ana kadar yaptığı tüm klipleri VCD olarak dinleyicilere hediye veriliyordu. Her albümde olduğu gibi saç stilini değiştirmişti ( kızıldan sarıya dönen kıvırcık dalgalı saçlarJ)..
Perdeler albümünün çıkış şarkısı, albüme ismini veren Perdeler şarkısı oldu.. İlk klip bu şarkıya çekildi ve dünyaca ünlü Apocalyptica grubu ile yaylılar eşliğinde hazırlanan bir başka versiyonu albüme konuldu.. Şebnem bu albümü içinden gelerek, hissettiklerini sözlere dökerek yaptığını söylüyordu.. Her zaman ki gibi istediklerini şarkılarında dile getiriyordu.. Albümünü yapıp yine konser vermeden kenara çekiliyordu.. Yolunda gitmeyen bir şeyler vardı.. Yine köşesine çekilmişti ve bu kayboluş biraz daha farklıydı..
Şebnem hayatında, yolunda gitmeyen şeyler yüzünden durulmuştu, artık yorulduğunu fark etmişti.. Hayatında olup bitenleri tekrar yorumladı ve ne yapmak istediğine karar verdi..Şebnem zamanla daha da güçlendi bırakma kararı aldığı müziğe devam etti, 6 ay eline gitar bile almadan kapandığı evinden çıkarak, kendini en iyi anlattığı, yaparken mutlu hissettiği müziğe devam ediyordu artık.. Hayatında böyle geri dönüşlerin olduğunu bilen Şebnem bomba gibi bir albümle müzik piyasasına dönüş yaptı..
Klişeleri Yıkan Albüm “Kelimeler Yetse"

Tarih 15 Mayıs 2003 albümün adı: Kelimeler Yetse.. Şebo bu albümünde, sert köşeleri olan, içinden gelen sesleri dinleyerek yazdığı şarkıları daha cesur söylüyordu.. Bu dinleyicilerin de çok hoşuna gidiyordu.. Şebo , çıkış ve klip parçası olarak Ben Şarkımı Söylerken’i seçti.. Şebo bu siyah-beyaz şarkıya güzel bir klip çekti.. Bu klip o kadar tutmuştu ki, başka şarkıcılar tarafından da taklit edilmişti. Bir önceki albümünde çalıştığı grubuyla çalışmıştı bu albümünde de. Öyle bir albüm hazırlamıştı ki, bir çok müzik otoriterinden olumlu notlar aldı.. Şebo kendi mutluluğunu şöyle açıklıyordu: “Doğru yolda olduğumu bilmek ve yaptığım müziğin beğenilmesi beni mutlu ediyor..” Her albümünde olduğu gibi bu albümünde de imaj olarak biraz değişiklik yapmıştı.. Dalgalı siyah saçları ilk albümündeki imajına benziyordu aslında.. Bu albümle değişen ve fanlarını en mutlu eden durum ise Şebo’nun çok fazla konser vermesiydi.. Fanta’nın düzenlediği Fanta Gençlik Festivaline katılıp Türkiye’nin 17 ilinde konser verdi.. Ayrıca çok sayıda üniversite konseri düzenleyerek albümünün tanıtımını en iyi şekilde yaptı.. Şebo ilk klibin ardından önce Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler şarkısına ve ardından Mayın Tarlası şarkısına klip çekti.. Son albümü üzerinden bir yıl geçmesine rağmen 2004 yılında Türkiye’nin bir çok ilini kapsayan bir turneye çıkıp dinleyicileriyle buluştu.. Kelimeler Yetse albümündeki sıcaklığını konserlerinde de gösteriyordu dinleyicilerine.. Bu albümüyle birçok başarıya imza attı.. Kral TV Video Müzik Ödülleri En İyi Bayan Rock’çı Ödülüne layık görüldü.. Şebnem Ferah artık Türkiye’de Rock Müziğin Kraliçesi olarak anılıyordu.. Yaptığı müzikle ve tarzıyla, kendine kemik bir dinleyici kitlesi edinen Şebnem Ferah bu durumdan dolayı mutlu olduğunu her fırsatta söylüyordu.. 9 yıllık solo albüm çalışmasını merdiven basamaklarına benzeten Şebnem Ferah hiçbir zaman basamakları erken çıkmaya çalışmadığını, yaptığı müziğin getirisini kabul ettiğini açık yüreklilikle dile getiriyor..
5.Albüm Can Kırıkları

Şebnem Ferah’ın 5. albümü merakla beklenmeye başlamıştı. Fakat Şebnem Ferah “Kelimeler Yetse” döneminde birçok konser verdiği için yorgundu. Dört yıldır tatil yapmıyordu ve biraz değişikliğe ihtiyacı vardı. Bu kalabalık içinde yapayalnız hissetmektense dünyanın bir ucunda tek başına olmayı tercih etti ve Los Angeles’a gitti. Ne kapı çalıyordu, ne de telefon. İşte bu dönemde, o muazzam okyanus manzarasının önünde yeni şarkılar çıkmaya başladı. Şebnem Ferah artık sadece yeni şarkılarına odaklanmıştı. Albümün ismi ise birçok hayranından gelen zarflar arasında çıkmıştı. Karin Karakaşlı adlı Şebnem Ferah hayranı olan bir yazar “Can Kırıkları” adındaki kitabını yollamıştı Şebo’ya… Zarfı görür görmez kitap olduğunu anlayan Şebo, paketi açtığında “Can Kırıkları” adını görür görmez kitabın isminden çok etkilenmişti. Acı denen ve hepimizin hayatından gelen geçen bir duygunun bu kadar iyi ifade edildiğine rastlamamıştı o anda “Can Kırıkları” adlı bestesi kafasında çalınmaya başladı. 15-20 dakikada beste tamamen bitmişti. Ve 5 Temmuz 2005’te aynı adı taşıyan albümü piyasaya sürüldü…Albümün prodüktörlüğünü Şebnem Ferah eski grup arkadaşı, Tarkan Gözübüyük üstlenmişti. “Can Kırıkları” albümü Şebnem Ferah’ın bugüne kadar yaptığı albümlerden daha fazla ses getirmişti ve bununla paralel olarak albümün sertliği ise her şarkıda hissediliyordu.. Şebnem Ferah bu albümünde farklılık olarak ise, albüm kapağını kendi tabiri ile “helezon yada salyangoz şekline benzeyen iç içe gelmiş bir şekil ” diye yorumluyor.bunu yapma sebebi ise bu güne kadar albüm kapaklarında resim kullandığını, bu albümde ise böyle bir projesi olduğunu dile getiriyordu.. “Can Kırıkları” albümün ismi olmakla kalmayıp ilk klip şarkısı da olmuştu. Klibi ise Hakan Utangaç çekmişti. Tam bir performans klibi olarak dikkat çekiyordu. Albüm büyük gürültü kopardı. Her derginin kapağında, posterinde, sayfalarında Şebnem Ferah vardı. Gazeteler, dergiler, web siteler, televizyonlar, radyolar Şebo’nun peşinden koşmaya başladılar. Hayranları da tüm şarkıları severek dinleyerek mutlu oldular.
Şebnem Ferah”ın 10. Müzik Yılı Yıl 2006 bu gün itibariyle Şebnem Ferah 1996 yılında başlayan Solo albüm macerasının 10.yılının içinde.10 yıllık zaman zarfında 5 tane birbirinden başarılı albüm, yapmayı başaran Şebo, bunun yanı sıra artık kendinden Türk Rock müziğinin Kraliçesi olarak bahsettiriyordu. Belki de Şebnem Ferah için en büyük mutluluk: Hayatım dediği müzikle içiçe yaşayıp bu sayede belli bir dinleyici kitlesine sahip olup onlarla içinden gelenleri paylaşmasıydı. Müzik kariyerinde başarı basamaklarını birer birer özümseyerek çıkan Şebnem Ferah’a müzik hayatında her zaman başarılı olması dileğiyle..
Hayatımıza bir şekilde girip, bizimle paylaştığınız her şey için teşekkürler..




tuğba