
800 YIL SONRA GERÇEKLEŞEN MUCİZE İSTANBUL'UN FETHİ
Bugüne kadar İstanbul'un fethiyle ilgili birçok kitap ve makale okudunuz. Şiirler dinlediniz. Fetih'le ilgili olarak tertiplenen gecelere, konferanslara ve panellere katıldınız. Uğrunda yaklaşık 900 yıl uğraş verilerek gerçekleştirilen bir fetih olayı elbette bir makalenin, bir konferansın ve bir kitabın sayfalarına hapsedilemez. Biz bu makalemizde İstanbul'un Fethi'nin manevî yönü ve Hz. Peygamber’in 800 yıl sonra gerçekleşen mucizesi üzerinde durmaya gayret sarf edeceğiz. İstanbul'un fethi için ne gibi hazırlıklar yapıldı? Savaşa katılan ordu kaç kişiydi? Kuşatma kaç gün sürdü? Savaş sonunda iki tarafın kayıpları nelerdi? Fethin sonucu dünyayı nasıl etkiledi? gibi son derece önemli olan soruların, konunun uzmanı tarihçiler tarafından cevaplandırılması gerektiğine inanıyoruz. Dolayısıyla biz sadece İstanbul'un fethi ile ilgili olarak, Hz. Peygamber’in verdiği haberleri sizlere aktarmakla iktifa etmek istiyoruz.
Allah Teâlâ Hazretleri, Peygamberimize Mekke başta olmak üzere bir çok şehri ve ülkeyi fetih yoluyla vereceğini vadetmiştir. (Fetih, 1-3, Kasas, 85; Saf, 13, Nasr, 1-3). Allah vadinden asla dönmez. Vadettiği gibi Mekke ve Taif başta olmak üzere birçok beldeyi vererek, Peygamber’ini ''şanlı bir zaferle” desteklemiştir.(Fetih, 3) Nitekim Hz. Peygamber’in 10 yılık Medine döneminden sonra, İslâm yaklaşık olarak iki milyon kilometrekarelik bir alana yayılmıştı.







