5

1992 yılında 25 Şubatı 26 subata baglayan gece, ağır silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından, Hankendi'nde yerleşen 366. Rus Motorize Alayı'nın da desteği ile Hocalı'ya "gece yarısı baskını" düzenlendi ve maalesef 1600 Azerbaycan Türk'ü hunharca öldürüldü. Yaşlı-genç, kadın-erkek, çoluk-çocuk, sakat-sağlam demeden, yüzlerce insan katledilirken, tarihte eşi görülmemiş işkencelere maruz kalındı. İnsanlığa karşı en gaddar, en acımasız toplu terör olaylarından biri olan "Hocalı soykırımı" ile Hocal rayonuı, tarihin kara ve tozlu sayfalarında yerini almak üzere yeryüzünden silindi.
Hocalı faciası, bir rastlantı eseri olmayıp, tersine son 200 yıldan bu yana Ermeniler tarafından Azerbaycan halkına karşı yürütülen planlı ve kararlı soykırım ve etnik temizlik siyasetinin sonucuydu. Bu vazgeçilmez sinsi siyaset, Ermeni Diasporası'nın ve lobisinin her türden desteği ve kışkırtmaları ile yıllarca sürdürülmüştü. Ermeniler, amaçlarına ulaşmak için, terör, katliam, etnik temizlik gibi insanlık suçlarından çoğu zaman çekinmemişlerdir. Etnik temizlik ve soykırım politikalarına kendi topraklarında maruz kalan milyonlarca Azeri'nin katledildiğine, aralarında hamile kadınların da bulunduğu çok sayıda insana yapılan işkencelere ve bu insanların ata-baba yurtlarından zorla çıkarıldıklarına dair eldeki belgeler, çok net ve açık bir şekilde tarihe tanıklık etmektedir.
Hocalı 1991-ci yılın ekım ayından ıtıbaren etrafı tamamen sarılmıs bır toprak parcası olmustu burayla ılıskı sadece helıkopter ıle yapılabılıyordu hocalıya son helıkopter 1992 de ocak ayının 28-sinde havalanmıs ve ıcındekı 40 kısıyle havadayken vurulup dusurulmustu
Subat ayının ıkıncı yarısından baslayarak ermenıstan ordusu sehrı tamamen sarmıs ve nıhayetınde Ruslarında yardımıyla buyuk katlıamı gerceklestırmıslerdır katlıamın gercek yuzu ıse 2 gun sonra gazetecılerın hocalıya gıtmesıyle ortaya cıktı
Ne yazıktır ki, tarihin ve insanlığın bu en kanlı trajedisi Hocalı'da yaşanırken ve üstelik masum insanların hunharca katledildiği cinayetin kanıtı niteliği taşıyan video kayıtları ve belgeleri de eldeyken, dünya kamuoyu yeterince bilgilendirilemeyerek yıllarca sonuç alınamamış, nihayetinde, Hocalı vahşetinin, dünya devletleri ve uluslararası örgütlerce soykırım olarak tanınması için gerekli adımların atılamadığı anlaşılmıştır.

"Hocalı katliamı". Adı her ne olursa olsun, nasıl anılıyorsa anılsın, kim tarafından, kime yönelik, hangi şartta ve ne şekilde olursa olsun sonuçta vahim olayların yaşandığı bir vahşet var ortada. Hal böyle iken, insanlık dışı bu olayın, sadece ve sadece Azeriler ve Türkler tarafından anılarak kınanması gerçekten çok üzücü. Diğer taraftan, bu katliamın, aradan 13 yıl geçmesine rağmen halen dünya kamuoyuna anlatılamamış olması da maalesef çok daha üzücü ve düşündürücü.




