
Imam Azam (buyuk Imam) lakabiyla bilinen, Ebu Hanife kunyesiyle meshur Numan b. Sabit b. Zevta (Zuta) mutlak muctehid ve fikihta Hanefi mezhebinin imami.
Ebu Hanife, Kufe'de hicri 80 yilinda dogdu. Numan ve ailesinin Arap olmadigi kesindir; onun Farisi veya Turk oldugu seklinde degi*** gorusler vardir. Dedesi Zuta, Teym b. Sa'lebeogullari kabilesinin azatlisi olup, Hz. Ali zamaninda Kabil'den Kufe'ye gelerek; orada yerlesti. Zuta'nin oglu Sabit de Kufe'de ipek ve yun kumas ticaretiyle ugrasti. Islam'in hakim oldugu bir ortamda yetisen Numan b. Sabit kucuk yasta Kur'an-i Kerim'i hifzetti. Kiraati, yedi kurradan biri olarak taninan Imam Asim'dan aldigi rivayet edilir (Ibn Hacer Heytemi, Hayratu'l Hisan, 265) Numan gencligini ticaretle gecirdikten sonra Imam Sa'bi (20/104)'nin tavsiye ve destegiyle ogrenimine devam etti. Arapca, edebiyat, sarf ve nahiv, siir ogrendi. Yetistigi Kufe sehri ve butun Irak bolgesi muslim-gayrimuslim bircok dusuncenin, itikadi firkalarin bulundugu, itikadla ilgili atesli tartismalarin yapildigi rey ehlinin yerlestigi bir sehirdi. Dindar bir ailede yetisen Ebu Hanife'nin de bu itikadi tartismalara zaman zaman katildigi kuvvetle muhtemeldir. Ebu Hanife, Sa'bi'nin kendisini ilme tesvikini soyle anlatmaktadir: "Gunun birinde Sa'bi'nin yanindan geciyordum. Beni cagirdi ve bana, 'Nereye devam ediyorsun?' dedi. Ben de, 'Carsi pazara' dedim. O, 'Maksadim o degil, ulemadan kimin dersine devam ediyorsun?' dedi. Ben, 'Hicbirinin' diye cevap verince Sa'bi, 'Ilmi ve ulema ile gorusmeyi sakin ihmal etme. Ben senin uyanik ve aktif bir genc oldugunu goruyorum' dedi. Onun bu sozu benim icimde iyi bir etki yapti. Ticareti biraktim, ilim yolunu tuttum. Allah'in inayetiyle Sa'bi'nin sozunun bana cok faydasi oldu." Kendisinin de belirttigi gibi Sa'bi'nin bu tavsiyesi onun icin bir donum noktasi olmustur. Bundan boyle ticaret isini ortagi Hafs b. Abdurrahman'a devredecek, ara-sira dukkanina ugrayacak, asil isi ilim meclislerine devam etmek olacaktir. O zaman Numan henuz yirmiiki yasindadir (Muhammed Ebu Zehra, Ebu Hanife, Cev.: Osman Keskioglu. Istanbul 1970. 43).
Ebu Hanife'nin yasadigi yer ve cagda itikadi firkalar cogalmis, bir suru sapik firkalar ortaya cikmis, Emevi hukumdarlarinin Ehl-i Beyt'e zulmu devam etmistir. Mantigi cok kuvvetli olan Numan b. Sabit hicbir firkaya baglanmadan ilim tahsilini ilerletti ve kelam ilmine yoneldi. Tartismak (cedel) icin *** *** Basra'ya gitti, ancak kelam ve cedel'in din disi oldugunu gorerek fikh'a yoneldi. "Arkadasini tekfir etmek isteyen ondan once kufre duser" diyordu (Hatib el-Bagdadi, Tarihu Bagdad, XIII, 333). Kendisi bunu soyle anlatir: "Sahabi ve tabiin, bize gelen konulari bizden iyi anladilar. Aralarinda sert munakasa ve mucadele olmadi ve onlar fikih meclisleri ile halki fikha tesvik ettiler; fetva verdiler, birbirinden fetva sordular. Bunu anlayinca ben de munakasa, cedel ve kelami biraktim; selefin yoluna dondum. Kelamcilarin selefin yolunda olmadigini; cedelcilerin kalpleri kati, ruhlari kaba, nasslara muhalefetten cekinmeyen, vera ve takvadan uzak kimseler olduklarini gordum" (Ibnu'l Bezzazi, Menakibu Ebi Hanife, I, 111).









