11
Azerbaycan'ın taşra bölgesi nispeten ucuzdur ama Bakü şehri için yanılgıya düşmemek gerekir. Bakü'de hayatın muadil bir Türkiye şehrinden farkı yoktur. Öğrencilerin 2-3 kişi bir arada kirada kalması kira maliyetini düşürmekle birlikte, hayat Ankara, İstanbul ayarına yakın düzeyde pahalıdır. Özellikle Anadolu'nun küçük şehirlerinden ilk defa Bakü'ye gelenler büyük şehre adapte olmakta zorluk çekerler. Ankara, İstanbul, İzmir, Adana gibi şehirlerde yaşayanların Bakü'ye adapte olması çok kolaydır.
Bakü dışında Gence'deki üniversitelerde okuyacaklar maddi açıdan daha şanslıdır. Gence ucuz ve güzel bir şehirdir. Gence'ye Bakü'den uçak, tren veya otobüzle gidebilirsiniz. 20 Yanvardaki avtovağzal(otogar)dan sürekli otobüs bulabilirsiniz. Hergün direk Gence treni yanında haftada 3 gün uçak vardır.
Azerbaycan Rus Kültüründen Etkilenmiş midir?
Büyük ölçüde evet. Ama son zamanlarda Türk televizyonlarının yoğun izlenmesi, AB ve Batı dünyası ile ilişkilerin gelişmesi gibi sebeplerle Rus etkisinin önemini kaybetmeye başlamasından söz etmek mümkün. Global dünyada kültürler birbirine yakınlaşıyor, Azerbaycan'da da bu gerçek kolayca izlenebiliyor.
Azerilerle kolayca anlaşabilir miyim?
Teorik olarak evet, ama uygulamada ilk günlerde belli başlı 20-30 kelime ve kalıbı öğrenene kadar zorlanırsınız. Mesela bir şeyin fiyatını soramazsınız, ekmek, para, yoğurt gibi temel kelimeleri kullanamadığınız için sıkıntı çekebilirsiniz. Bu kelimelerin Azeri Türkçesindeki karşılığına adapte olduktan sonra günlük hayatta anlaşmada problem yoktur. Tabii okullarda eğitim alabilmek için Azeri Türkçesi veya Rusça hazırlık okumanız gerekir.
Genelde soru eki "mi" kullanılmaz. G'nin biraz kalını Q, Bizdeki şapkalı A'ya benzeyen Ters E ve H-K arası bir ses olan X Türkiye Türkçesinden farklı olarak Azerbaycan'da kullanılır. "Olmak" mastarı yaygın kullanılır. Mesela "girebilir miyim" yerine "girmek olar?" (girmek olur mu anlamında) denir.
Temel bazı kelime ve cümleler:
Ekmek: Çörek
Yoğurt: Gatık
Domates: Pamidor
Salatalık: Hıyar
Anahtar: Açar
Para: Pul
Konuşmak: Danışmak (Yahşı danışır: İyi konuşur)
Bulmak: Tapmak
Anlamak: Başa düşmek
Anladın mı: Başa düştün?, Anladım: Başa düştüm vs.
İyi: Yahşı, Kötü: Pis (Bizdeki pis anlamında değil, doğrudan kötü anlamındadır)
Doğru: Düz (Doğru konuş: Düz Danış)
Günaydın: Sabahınız heyr
Selam: Salam
Allahaısmarladık: Sağol, Helelik, Salamatla
İzninizle kendimi tanıtayım: İcaze verin özümü tagdim edim
Nasılsınız: Necesiniz?
Teşekkürler, iyiyim: Sağol, yahşıyam.
Bunun fiyatı nedir: Bu neçeyedir?
Durun, burada ineceğim: Sakhlayın, düşen var.
Ne zaman?: Ne vakht (vaxt)
Saat Kaç: Saat neçedir?
Saat 3'ü 10 geçiyor: Saat 4'e 10 işleyip
Lütfen, rica ederim: Hahiş edirem
Dövizi nerede bozdurabilirim: Valyutayı harada deyişebilerem?
Sabah erken bekliyorum: Seher tezden gözlüyrem
Bu kelime ve kalıplara kısa sürede adapte olursunuz ama yine de önden bilgi sahibi olduğunuz takdirde rahat edersiniz.
Yemekler konusunda ne önerirsiniz?
Ailece gidenler yemekleri kendi pişireceği için pek bir problem olmaz, pazarlar ve marketler tıka basa ithal gıda maddesi doludur. Neptün Market ve Ramstore'larda bolca Türk malı da bulursunuz. Gerçi ben Ramstore'u pek tavsiye etmem Türk malı diye aynı malı 2-3 kat pahalı almak mümkündür. Bazıları bunu güven meselesi yapabilir ama bence boş bir avuntu. Tavuk, et ve et ürünlerini bahsettiğim marketlerden almanızı tavsiye ederim, bunun dışında normal günlük erzakınızı, pirinç, yoğurt, ekmek vs. canınızın istediği yerden, tercihan en yakın bakkalınızdan temin edebilirsiniz.
Haram olduğu endişesiyle et yemeyenler olabilir, kısaca onlara da ipucu vereyim. Evet, Azerbaycan'da bir miktar hristiyan nüfus yanında Rus döneminin etkisiyle dinle ilgisiz bir kesim olduğu için az da olsa domuz eti mevcuttur. (Domuzun bir türüne Gaban denir, bu isimle de karşılaşabilirsiniz). Ancak domuz eti satan yerlerde genelde bu yazıyla veya resimle belirtilir. Daha çok dana (mal) eti yaygındır. Azerbaycan'da hayvanlar boğazlanarak kesildiği için bir problem yoktur. Et konusunda daha da hassas olanlara Ramstore ve Neptün dışında Gençlik civarında Buta Market ve Nizami Metrosu civarındaki Kasap Azizi öneririm.
Bakü'de istemediğiniz kadar Türk kebapçısı, lokantası mevcut olduğundan ne yeriz filan diye düşünmenize gerek yok. Fiyatlar da Türkiye ile aynıdır. Azeri lokantalarında ise kebaplar dışında birkaç tür çorba içebilirsiniz. Alışabilirseniz Şeki pitisi de yenebilir. Çorbaları bol etli ve sebzeli, doyurucudur.
Pazar yerleri bizdeki açık semt pazarlarının aynısıdır. Yalnız bunlar daimidir. Sebze ve meyveleri buralardan alabilirsiniz. Kapalı pazarları bazı yerlerde açık et de satıldığı için pek hijyenik değildir ama pek de problem etmeye değmez. Çok titiz, hijyene düşkün iseniz bolca mevcut olan manavlardan alışveriş edersiniz.
Çeşitli internet site ve forumlarında Azerbaycan ve Bakü hakkında olumsuz yazılar var, ne dersiniz?
Bu yazıların bir kısmını ben de gördüm, Bakü'de iken durmadan şikayetlenen, sızlanan, işlerin asla olumlu tarafına bakmayan Türklere de bizzat şahit oldum. Bunlara kulak asmamak lazım. Neticede Azerbaycan Türkiye'ye kıyasla biraz daha kuralların oturmadığı bir ülke. Fukaralık, gelir dağılım dengesizliği de mevcut. Ülkede nisbi bir karmaşıklık var ve bu havadan yararlanmak isteyen memur, esnaf vs. olabiliyor. Daha önceki yazılarda da söylediğim gibi bu özellikler Türkiye'de de fazlasıyla var ve ne amaçla gittiğini bilen için hiçbir şeyden çekinmeye gerek yoktur.
Elbette bunu söylerken cennete gidiyorsunuz demiyorum ama "esnaf bizi kazıklıyor" türü laflara da itibar etmeyin. İsterseniz Türkiye'de herhangi bir şehirde gurbette okuyan öğrencilerin internette yazdıklarına bakın orada da falanca şehirde ev kiralarını öğrenciler için yükseltiyorlar, filanca şehrin esnafı öğrenci, yabancı olduğumuz için bizi kazıklıyor gibi laflar duyarsınız. Neticede bunun Azerbaycan, Türkiye vs. ile bir ilgisi yok. Sonuçta biri diğerinden biraz daha gelişmiş iki azgelişmiş ülkeden bahsediyoruz.
Esnafın sizi kazıklamaya çalıştığını düşünüyorsanız çok basit bir şey yapın, kazıklanmayın. Bir sürü market var, herşeyin fiyatı üzerinde yazıyor. Bir şey almadan bir iki dükkan dolaşıverin. Ev tutacağınızda da bilen eski arkadaşlarınıza, hocalarınıza, okul idarenize filan sorun. Ev sahibiyle açık konuşun. Ederinin çok üzerinde bir fiyat söylemişse zaten siz vazgeçme eğilimi gösterirseniz düşecektir. Fakat ben genelde piyasa fiyatıyla üç aşağı beş yukarı fark edeceğine inanmıyorum. Sonuçta hiçkimse ahmak değil, düşünüp taşınıp öyle karar veriyoruz.
Siz karşınızdaki Azeri vatandaşa olumlu, tepeden bakmayarak, onu potansiyel bir üçkağıtçı görmeden yaklaşırsanız o da size olumlu yaklaşacaktır. Siz sağda solda işittiğiniz yarısı yalan laflarla Azerilere genellemeci önyargılarla yaklaşırsanız karşılığını aynı şekilde alırsınız. Benim maalesef Bakü'de sıkça karşılaştığım bir durum ortalama bazı Türk vatandaşlarının Azerilere tepeden bakar bir tavır takınmaları, Azerbaycan ve Bakü'nün çok geri kalmış bir yer olduğu vs. değerlendirmeler yapmalarıydı. Duyan da bu şahısların Anadolunun ortalama bir kasaba, ilçesi yahut İstanbul gibi trafik belasından muzdarip, pahalı, kalabalık, karmakarışık bir şehrinden değil Lüksemburg'dan geldiğini zannedecek.
Kısaca, bu forumlarda bahsedilen olumsuz olaylar münferit bazı problemlerdir ve dünyanın hangi ülkesine gitseniz karşılaşmanız mümkündür.
Not:alintidir



